İlkbahar bütün güzellikleriyle girer hayatımıza ve yaşama sevinciyle doldurur gönüllerimizi. Kimi zaman umut olur, kimi zaman aşk olur, yeşerir. ‘Nevbahar oldu açıldı güller subhdem/ Bizim de gönlümüz açılsın saki sun cam-ı cem’ diyen şairin ifadesiyle gönüllerin açılmasına bir çağrı olur bazen. Çoğu zaman şairlerin bayramı olarak tasvir edilir edebiyatımızda. Baharın güzelliklerinden ilham alır şairler. Bülbülü dost edinirler kendilerine. Çünkü bülbül güle aşıktır, nağmelerinde onu dillendirir, onu anlatır. Gül mevsimi demiştik bahar için. Güllerin efendisinin dünyaya teşrifinden almıştır ismini. O’nun kokusudur üzerinde taşıdığı koku. İnsanlığın güle meftuniyeti de herhalde bundandır. Gül, baharın güzelliğine güzellik, coşkusuna coşku katar ve coşkuyla karşılanır bahar kainatın efendisinin hatırına. O’nun sevgisiyle alem bir defa daha kendine gelir ve kendini bulur. Uzun bir kışın ardından gelen rahmet yağmurlarıyla yeşerir gönüllerin gülü ve etrafa güzel rayihalar yayar. Burunlarımız o kokuyla güzel kokunun farkına varır, hep gülün kokusunu ve gül mevsimini bekler hasretle bir kış boyu. Gülü bilmek, gülü sevmek güzel de gülün kadrini bilmeyenlere O’nu tanı(ya)mayanlara ne demeli? Nasıl anlatmalı, nasıl sevdirmeli onlara Gül’ü? Bu talihsizler şairin ifadesiyle ‘ölümün ümitle gülümsediği bu yerde,/ Bahar, Cennetin çehresinde ince bir perde.’ Hakikatini duyamamış, hissedememişler ve ne baharı sevebilmişler ne de güle meftun olabilmişlerdir.
Dilimizde, kültürümüzde ve inancımızda farklı manalar kazanan ilkbahar aynı zamanda toprağın bağrına düşen tohumun yeşerdiği bir mevsimdir. Hasat mevsiminde alınacak ürünün ekildiği ve filizlendiği mevsim. Bir yönüyle insanın dirilişine, en verimli çağına bakan mevsim. Bu mevsimin kıymetini bilmeli, gönül bahçelerine güzel tohumlar ekmelidir insan. Ekmeli ki ötelerde ektiğini biçebilsin ve Gül’e layık olup, gül koklayabilsin. Bu aleme Davut’un sesi, bülbülün nağmesi gibi hoş bir seda bırakmayı diler insan. Ne diyelim ‘Bizler acele ettik kışta geldik, sizler cennet asa bir bahar da geleceksiniz’ diyen söz üstadına kulak verip gönül bahçemizde güller açtıralım. Açtıralım ki her daim iliklerimize kadar baharı duyup ve baharı yaşayabilelim, göçüp gitmeden bu aleme bir hoş seda bırakabilelim. Ne mutlu böyle yaşayabilen bahtiyarlara. Bütün dünyaya Gül’ü anlatıp, sevdirmeye çalışanlara. Güle muhabbet besleyen herkese selam olsun, alem O’nun sevgisiyle dolsun temennisiyle. Muhabbetle…
Yorumlar
Selamlar.. Alıntı
yazınılarınızı okumak çok güzel..
ümit ederim ki hep genç arkadaşlarımızl a yazılarınızı paylaşırsınız..
selamlar.. Alıntı
RSS beslemesi, bu iletideki yorumlar için.